CHP’deki Sessiz Çoğunluk

CHP’deki Sessiz Çoğunluk

Türkiye siyaset kulisleri son dönemde hareketli günlerden geçiyor. Muhalefet blokundaki ayrışmalar, yeni parti oluşumları ve meclis aritmetiğindeki değişimler, Türk siyasetinin manşetlerini süslemeye devam ediyor. Ancak medyanın ve kamuoyunun spot ışıklarını çevirdiği bu hareketli tablonun ardında, derinlerde duran ve gözden kaçırılmaması gereken çok daha farklı bir sosyolojik ve siyasal dinamik mevcut: Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki sessiz çoğunluk.

Son dönemde CHP’den ayrılarak yeni partiye geçen 91 milletvekilinin yarattığı etki, siyaset arenasında adeta bir deprem havası estirdi. Siyasette rakamsal çoğunluk ve medyadaki görünürlük her zaman güçlü bir rüzgâr yaratır. Nitekim bu kitlesel geçiş, kamuoyunda "yeni partinin merkeze yerleştiği ve mevcut yapıdan çok daha güçlü bir alternatif haline geldiği" algısını doğurdu.

Şüphesiz, demokratik yaşamın zenginliği açısından yeni kurulan partiye siyaset yolculuğunda başarılar dilemek gerekir. Ancak siyasal iletişimde rüzgârın yönü ile seçmenin köklü tercihleri her zaman aynı doğrultuda akmaz. Manşetleri süsleyen bu rüzgâr, CHP’nin tabanındaki esas omurgayı görünmez kılmamalıdır.

Manşetlerin ve tartışma programlarının ötesinde, Türkiye genelinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş son derece geniş bir taban bulunuyor. Bu kitle;

  • 6 Ok ilkelerinden,
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinden ve
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinden taviz vermek istemeyen kararlı bir "sessiz çoğunluktur."

 

Yeni partinin sunduğu vaatler veya gürültülü siyaset söylemleri, CHP’nin asırlık kurumsal hafızasına ve Atatürkçü değerlerine sıkı sıkıya bağlı olan bu geniş kitleyi yerinden oynatmış değildir. Aksine, yaşanan her ayrışma, tabandaki bu sessiz çoğunluğun partinin öz değerlerine daha da kenetlenmesine zemin hazırlamaktadır.

Gündem, CHP ile yeni parti arasındaki bilek güreşine kilitlenmişken, sol siyasetin dengelerini değiştirebilecek kritik bir aktör gözden kaçırılıyor: DEM Parti gerçeği.

"Terörsüz Türkiye" ve yeni dönemsel tartışmaların ardından DEM’nin meşru siyaset alanındaki konumunu daha da pekiştirerek geldiği bir süreçten geçiyoruz. Sol siyasetin odağı CHP ve yeni parti eksenine sıkışmış görünse de:

  • DEM, sol ve sosyal demokrat kulvarda çekim merkezi olma potansiyelini artırmaktadır.
  • Seçime doğru yaklaşan takvimde, yeni partiye geçen milletvekilleri arasından veya kulvar arayışındaki aktörlerden DEM Parti saflarına olası transferlerin yaşanması sürpriz olmayacaktır.

Bu durum, sol siyasetteki kartların yeniden karılmasına ve dengelerin beklenenden çok daha farklı şekillenmesine yol açabilir.

Cumhuriyet Halk Partisi, sıradan bir siyasi parti değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kurumudur. Asırlık tarihi boyunca pek çok iç çalkantı, bölünme, askeri müdahale ve siyasi fırtına atlatmıştır.

Siyasette konjonktürel rüzgârlar sert esebilir, dönemsel kopuşlar kamuoyunda büyük yankı uyandırabilir. Ancak unutulmamalıdır ki:

"Fırtına ne kadar şiddetli eserse essin, kayadan ancak toz alır."

Yeni kurulan siyasi oluşuma demokratik yarışta başarılar dilerken; CHP’nin köklü geçmişi, kurumsal yapısı ve değerlerine sahip çıkan sessiz çoğunluğu ile bu fırtınalı süreçten de güçlenerek çıkacağını öngörmek, Türk siyasetinin tarihsel kodlarını doğru okumanın bir gereğidir.

img

Aykut Tekcan

Marka, ürün ve hizmet odaklı tanıtım haberleri ve video tanıtımları

Yorumlar

img
Site Logo

Sağlık, siyaset ve ticaret haberlerinin yanı sıra marka, ürün veya hizmet odaklı tanıtım haberleri ve video tanıtımları

İletişim Bilgileri

Yukarı Hisar Mahallesi 7005 Sokak Hisar Plaza Kat: 1 No: 3 Manavgat / ANTALYA

info@jenerikmedya.com 0538 483 42 10